Hukuki Terimler Sözlüğü

Hukuki süreçlerde karşılaşılan kavramlar -gözaltı, tutuklama, beraat, istinaf- zaman zaman yanıltıcı biçimde kullanılır ya da birbirine karıştırılır. Bu sözlük; ATK Hukuk Bürosu tarafından, okuyucunun hukuki süreçleri daha iyi kavrayabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Her terim için ilgili uygulama alanına yönlendiren bağlantılar da eklenmiştir.

Bu sayfa yalnızca genel bilgi amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için doğrudan avukata başvurunuz.

Ceza Hukuku Terimleri

Adli Kontrol

Adli kontrol; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 109. maddesi kapsamında tutuklamaya alternatif olarak uygulanan daha hafif bir koruma tedbiridir. Şüpheli ya da sanık serbest bırakılır; ancak düzenli imza yükümlülüğü, yurt dışı çıkış yasağı, belirli yerlerden uzak durma ya da elektronik kelepçe takılması gibi kısıtlamalara tabi tutulur. Yükümlülüklere uyulmaması tutuklama kararına yol açabilir.

Ağır Ceza Avukatı | Uyuşturucu Davalarında Adli Kontrol

Adli Sicil (Sabıka Kaydı)

Adli sicil; kişi hakkında verilen ve kesinleşen mahkûmiyet kararlarının Adalet Bakanlığı bünyesindeki kayıt sistemine işlendiği resmî belgedir. Kamuoyunda "sabıka kaydı" olarak bilinir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararları adli sicile işlenmez; yalnızca HAGB siciline kaydedilir. Belirli süreler geçtikten ve koşullar sağlandıktan sonra silinme ya da arşivlenme talep edilebilir.

Ağır Ceza Mahkemesi

Ağır ceza mahkemesi; 10 yılı aşan hapis, müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlara bakan ilk derece adlî yargı merciidir. Bir başkan yargıç ve iki üyeden oluşan üç kişilik heyet hâlinde çalışır. Kararlar çoğunluk oyuyla alınır. Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti (TCK 188), nitelikli yağma, cinsel saldırı gibi suçlar bu mahkemenin görev alanına girer.

Ağır Ceza Mahkemesi Detaylı Bilgi

Asliye Ceza Mahkemesi

Asliye ceza mahkemesi; ağır ceza mahkemesinin görev alanı dışında kalan ve 2 yılı aşan hapis cezası gerektiren suçları yargılayan tek hâkimli ilk derece mahkemesidir. Basit kasten yaralama, kişisel kullanım için uyuşturucu bulundurma (TCK 191) gibi suçlar bu mahkemede görülür.

Beraat

Beraat; mahkemenin yargılama sonucunda sanığın suçu işlemediğine, fiilin suç oluşturmadığına ya da suçun unsurlarının gerçekleşmediğine hükmettiği aklanma kararıdır. "Şüpheden sanık yararlanır" (in dubio pro reo) ilkesi gereğince, savcılık mahkûmiyet için yeterli delil sunamazsa beraat zorunludur. Beraat kararı kesinleştiğinde kişi hakkındaki tüm ithamlar ortadan kalkar.

Denetimli Serbestlik

Denetimli serbestlik; kişinin cezaevine girmeksizin ya da cezaevinde geçirdiği süreden sonra, belirli yükümlülüklere bağlı biçimde toplumda denetlenerek infazını tamamlamasını öngören sistemdir. Özellikle TCK 191 kapsamındaki uyuşturucu kullanma dosyalarında -bağımlılık tedavisi, düzenli imza yükümlülüğü, belirli mekânlardan uzak durma gibi koşullarla- sıkça uygulanır. Yükümlülüklere uyulmaması infaz sürecini olumsuz etkiler.

Uyuşturucu Davalarında Denetimli Serbestlik

Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık; belirli suçlarda şüpheli ya da sanığın suç ortaklarını, uyuşturucu kaynağını veya suçla ilgili bilgileri yetkili makamlara bildirmesi karşılığında ceza indirimi ya da cezasızlık elde etme imkânıdır. Uyuşturucu suçlarında TCK 192, dolandırıcılık ve gasp gibi suçlarda ise farklı maddeler kapsamında değerlendirilir. İhbarın zamanlaması, kapsamı ve doğruluğu yararlanılacak hükmü doğrudan etkiler; bu nedenle avukat olmadan yürütülmesi ciddi riskler doğurabilir.

TCK 192 - Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık

Gözaltı

Gözaltı; suç şüphesi bulunan kişinin, hâkim kararı aranmaksızın kolluk kuvvetleri tarafından özgürlüğünün geçici olarak kısıtlandığı, zorunlu tutuklama öncesi koruma tedbiridir. Gözaltı süresi bireysel suçlarda en fazla 24 saat, organize ve toplu suçlarda savcılık kararıyla uzatılabilir (4 güne kadar). Gözaltındaki kişinin müdafi talep etme hakkı vardır; bu hak kullanılmadan verilen ifadeler ilerleyen süreçte aleyhte delil hâline gelebilir.

Gözaltı Sürecinde Avukat Desteği

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

HAGB; mahkemenin sanık hakkında mahkûmiyet kararı vermekle birlikte bu kararın hukuki sonuç doğurmamasına, 5 yıllık denetim süresi boyunca askıda tutulmasına hükmettiği bir uygulamadır (CMK md. 231). Denetim süresi başarıyla tamamlanırsa karar hiç açıklanmaz ve adli sicile işlenmez; yükümlülüklere uyulmazsa mahkûmiyet kararı açıklanır, kişi hükümlü statüsüne girer. Ağır ceza mahkemesinde görülen suçların büyük çoğunluğunda HAGB uygulanamaz.

Hapis Cezası

Türk ceza hukukunda (TCK Madde 46–49) üç tür hapis cezası düzenlenmiştir:

  • Süreli Hapis Cezası: Kanunda aksi belirtilmedikçe 1 aydan 20 yıla kadar uygulanır. Belirli durumlarda 30 yıla kadar çıkabilir.
  • Müebbet Hapis Cezası: Hükümlünün hayatı boyunca sürer; koşullu salıverilme hükümleri saklıdır.
  • Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası: Hükümlünün hayatı boyunca sıkı güvenlik rejimi altında infaz edilir; en ağır yaptırım türüdür.

İddianame

İddianame; Cumhuriyet savcısının soruşturma aşaması sonunda yeterli delil bulunduğuna karar vermesi hâlinde, şüpheli hakkında kamu davası açılması talebiyle mahkemeye sunduğu resmî suçlama belgesidir. İddianamenin mahkemece kabulüyle birlikte soruşturma aşaması kapanır ve kovuşturma aşaması başlar; bu andan itibaren kişi "şüpheli" değil "sanık" sıfatını alır. Sanık ve müdafi iddianameye itiraz etme hakkına sahiptir.

Kamu Davası

Kamu davası; suç ihbarı ya da soruşturma sonucunda Cumhuriyet savcılığı tarafından iddianame düzenlenerek mahkemede açılan davadır. Devlet adına yürütülür; mağdurun davadan vazgeçmesi kural olarak kovuşturmayı durdurmaz. Bazı suçlarda (hakaret, taksirle yaralama gibi) şikâyet koşulu aranır; şikâyetten vazgeçme davayı düşürebilir.

Koşullu Tahliye (Şartlı Tahliye)

Koşullu tahliye; hükümlünün mahkûm olduğu cezanın belirli bir kısmını cezaevinde çektikten sonra, belirli yükümlülüklere bağlı olarak serbest bırakılmasıdır. İnfaz oranı suçun niteliğine göre değişir: ağırlaştırılmış müebbet hapiste fiilen çekilen süre 30 yıla, müebbet hapiste 24 yıla kadar uzayabilir; süreli hapiste kural olarak cezanın üçte ikisi infaz edilir. Koşullara uyulmadığı takdirde kalan ceza infaz edilmeye devam edilir.

Kovuşturma

Kovuşturma; iddianamenin mahkemece kabulüyle başlayan ve sanığın yargılandığı yargılama aşamasıdır. Bu aşamada kişi artık "şüpheli" değil "sanık" sıfatını taşır; duruşmalara katılarak müdafii aracılığıyla savunmasını sunar. Kovuşturma; beraat, mahkûmiyet, düşme veya durma kararlarından biriyle sona erer.

Ağır Ceza Avukatı

Meşru Müdafaa (Meşru Savunma)

Meşru müdafaa; kişinin kendisine ya da bir başkasına yöneltilen, haksız ve güncel bir saldırıya karşı, saldırıyla orantılı biçimde güç kullanmasını suç olmaktan çıkaran hukuka uygunluk nedenidir (TCK md. 25). Orantı ilkesi aşılırsa "sınırın aşılması" hükümleri devreye girer; bu, haksız tahrik indiriminden ayrıca değerlendirilir. Kasten yaralama ve kasten öldürme davalarında sıkça ileri sürülen bir savunma argümanıdır.

Kasten Adam Öldürme Avukatı | Kasten Adam Yaralama Avukatı

Müdafi

Müdafi; ceza yargılamasında şüpheli veya sanığın hukuki çıkarlarını koruyan, savunmasını yürüten avukattır. CMK'da bazı ağır suçlarda (ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya 5 yılı aşan hapis gerektiren suçlar; şüpheli/sanığın çocuk, sağır-dilsiz veya akıl hastası olması gibi hâllerde) zorunlu müdafi atanması öngörülmüştür. Gözaltından itibaren müdafi tayin etme hakkı kullanılabilir.

Sanık

Sanık; iddianamenin mahkemece kabulünden itibaren kovuşturma aşamasında yargılama sürecine dâhil olan kişidir. Soruşturma aşamasında kişi "şüpheli" olarak adlandırılır. Mahkûmiyet kararının kesinleşmesiyle kişi "hükümlü" statüsüne geçer. "Masumiyet karinesi" gereğince mahkûmiyet kesinleşene kadar kişi suçsuz sayılır.

Soruşturma

Soruşturma; bir suç ihbarı ya da fiilinin ardından Cumhuriyet savcısının yürüttüğü, delil toplama, ifade alma ve iddianame kararını verme sürecini kapsayan ön aşamadır. Bu aşamada kişi "şüpheli" sıfatını taşır. Soruşturma; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla (KYOK) ya da iddianamenin mahkemece kabulüyle son bulur; ikinci hâlde kovuşturma aşaması başlar.

Ağır Ceza Avukatı

Sulh Ceza Hâkimliği

Sulh ceza hâkimliği; soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda gözaltı uzatma, tutuklama, arama, el koyma, adli kontrol ve iletişimin denetlenmesi gibi koruma tedbirlerine karar veren, duruşmalı yargılama yapmayan özel bir yargı merciidir. Kararlarına karşı itiraz yolu açıktır; itirazı başka bir sulh ceza hâkimliği inceler.

Şüpheli

Şüpheli; bir suçun işlendiğine dair makul şüphe bulunan ve soruşturma aşamasında hakkında işlem yürütülen kişidir. Gözaltına alınan, ifadesi alınan ya da hakkında arama kararı verilen kişi bu sıfatı taşır. İddianamenin mahkemece kabulüyle birlikte "sanık" sıfatını alır. Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında müdafi talep etme ve susma haklarını kullanabilir.

Tahliye

Tahliye; gözaltı ya da tutukluluğun sona ermesiyle birlikte kişinin serbest bırakılmasıdır. Tutukluluk süresi dolduğunda, mahkeme tahliyeye hükmettiğinde, tahliye talebinin kabulüyle ya da tutukluluğu haklı kılan koşullar ortadan kalktığında gerçekleşir. Tutuklu kişinin müdafii, her tutukluluk inceleme duruşmasında ya da herhangi bir zamanda yazılı tahliye talebinde bulunabilir.

TCK 81 - Kasten Öldürme

TCK 81, bir kimseyi bilerek ve isteyerek öldürmeyi suç olarak tanımlar; yaptırımı müebbet hapis cezasıdır. Nitelikli hâlleri (TCK 82) - kan davası, canavarca his, tasarlama, birden fazla kişiyi öldürme gibi - ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirir. Dava ağır ceza mahkemesinde görülür; haksız tahrik savunması (TCK 29) kabul edilirse ceza önemli ölçüde azalabilir.

Kasten Adam Öldürme Avukatı

TCK 86 - Kasten Yaralama

TCK 86, bir kimsenin vücuduna acı veren, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan kasıtlı fiilleri kapsar. Basit hâlde asliye ceza mahkemesinde görülür; nitelikli hâlleri (TCK 87) - organ kaybı, kalıcı engellilik, silah kullanımı gibi - ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer. Bazı hâllerde uzlaşma yoluyla dava düşürülebilir.

Kasten Adam Yaralama Avukatı

TCK 123 - Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma

Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi; telefon, e-posta, SMS veya diğer iletişim araçlarıyla ya da gürültü çıkararak bir kimsenin huzur ve sükununu kasıtlı olarak bozmayı suç olarak tanımlar. Şikâyete bağlı bir suçtur; şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde kamu davası düşebilir. Asliye ceza mahkemesinde görülür.

Tutuklama

Tutuklama; hâkim kararıyla şüpheli ya da sanığın yargılama süreci tamamlanmadan cezaevine alınmasını öngören en ağır koruma tedbiridir. CMK'nın 100. maddesi kapsamında; kuvvetli suç şüphesinin varlığı ile kaçma ya da delil karartma tehlikesinin birlikte bulunması hâlinde uygulanabilir. Tutukluluk süresi suçun ağırlığına göre değişir; karara itiraz yolu açıktır. Tutuklama için somut delil bulunması ve orantılılık ilkesine uyulması şarttır.

Uyuşturucu Davalarında Tutuklama ve Adli Kontrol

Uzlaşma

Uzlaşma; belirli suçlarda şüpheli ya da sanık ile mağdurun, uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak ceza yargılamasını sona erdirebildiği alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir (CMK md. 253–255). Uzlaşma kapsamındaki suçlar kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir; kasten öldürme, uyuşturucu ticareti gibi ağır suçların büyük çoğunluğu bu kapsam dışındadır. Uzlaşma sağlanırsa kamu davası düşer, sağlanamazsa kovuşturma sürer.

Kanun Yolları

İstinaf

İstinaf; ilk derece mahkemesinin (asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi) kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesi'ne (BAM) başvurulan olağan kanun yoludur. Hem vakıa (olayın esası) hem de hukuka uygunluk açısından inceleme yapılır. BAM kararı onar, değiştirir ya da yeniden yargılama yapılmasına hükmedebilir.

Temyiz

Temyiz; BAM kararına karşı Yargıtay'a başvurulan olağan kanun yoludur. Yargıtay yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar; vakıa incelemesi yapmaz. Kararı bozabilir veya onaylayabilir. Bozma kararı, dosyayı ilk derece ya da istinaf mahkemesine geri gönderir.

İcra ve İflas Hukuku Terimleri

Haciz

Haciz; kesinleşmiş bir icra takibinin konusu olan borcun tahsilini sağlamak amacıyla, borçluya ait mal, alacak ve haklara icra müdürlüğü tarafından hukuken el konulması işlemidir. Borç miktarını aşmamak kaydıyla (taşkın haciz yasağı) uygulanır. Borçlunun temel yaşam malzemeleri, asgari geçim düzeyi için gerekli araç-gereç ve belirli sosyal ödemeler haczedilemez. Elektronik ortamda (UYAP üzerinden) banka hesapları, araçlar ve tapu kayıtlarına e-haciz uygulanabilir.

İcra Yoluyla Haciz İşlemleri

İcra Takibi

İcra takibi; alacaklının, rızaen ödenmeyen alacağını devletin icra daireleri aracılığıyla zorla tahsil etmek için başlattığı hukuki süreçtir. İki temel türü vardır: İlamlı icra takibi (mahkeme kararına veya ilam niteliğindeki belgeye dayanır) ve ilamsız icra takibi (herhangi bir alacak belgesi ya da kambiyo senedine dayanır). Takip icra müdürlüğüne takip talebi sunulmasıyla başlar; borçluya ödeme veya icra emri gönderilir.

İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İhtiyati Haciz

İhtiyati haciz; alacaklının, henüz icra takibine geçmeden ya da dava açmadan önce, borçlunun mal kaçırmasını önlemek amacıyla mahkemeden aldığı geçici koruma tedbiridir. İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi kapsamında uygulanır. Kural olarak borçluya önceden bildirilmeksizin (karşı taraf dinlenmeksizin) verilebilir. İhtiyati haciz kararı alındıktan sonra belirli süre içinde asıl icra takibine ya da davaya geçilmesi zorunludur.

Ödeme Emri

Ödeme emri; belgesiz ya da adi yazılı bir belgeye (fatura, sözleşme gibi) dayalı ilamsız icra takibinde borçluya icra müdürlüğü tarafından gönderilen resmî belgedir. Borçlu, tebliğden itibaren 7 gün içinde borca veya yetkiye itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur; alacaklının itirazın iptali davası açması ya da itirazın kaldırılmasını talep etmesi gerekir. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde gönderilen belgede süre 5 gündür.

İcra Emri ve Ödeme Emri Arasındaki Fark

ATK Hukuk Bürosu - Av. Akın Timur Kanal

Bu sözlük yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık hizmetinin yerine geçmez. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için doğrudan iletişime geçiniz.